Kayıt Ol

Giriş

Şifremi Kaybettim

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Gönderilen link ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

soru ekleme

Şikayet eklemek için lütfen üye olun ya da giriş yapın.

Giriş

Kayıt Ol

Kullanıcı Sözleşmesi ve Kişisel Verileri Koruma Politikasını kabul ediyorum.

Ne kadar bağımlıyız ve ne kadar güvendeyiz?

Ne kadar bağımlıyız ve ne kadar güvendeyiz?

Günümüzün olmazsa olmazlarından biri haline geldi internet, dijital ve sosyal medya kullanımı… Ancak, bilinçli kullanılmadığında hayatımızı kabusa çevirebiliyor. İşimizi, gücümüzü  ve hatta ilişkilerimizi olumsuz yönde etkiliyor.

Son zamanlarda herkes aynı soruyu soruyor. “Ne kadar bağımlıyız ve ne kadar güvendeyiz?”

Gün ortasında küçük bir mola vermek, sosyal medyada gezinip biraz paylaşımlara bakmak, etraftan haberdar olmak keyifli. Tabii dozunda bırakabiliyorsak… Bazılarımız var ki, ömrünün büyük bir kısmını sosyal medyada harcıyor.

Çocuk, yetişkin demeden kitleleri etkisi altına alan ve bağımlılık yapan sosyal medya gün geçtikçe daha tehlikeli bir hal almaya başlıyor. Çoğumuzun farkında olduğu bu tehlikelere biraz göz atalım.

Çocukların sosyal gelişimini olumsuz etkileyen ve hatta bazıları için bağımlılık derecesinde olan sosyal medya ve dijital dünya uzmanlara göre çocuğu gündelik hayattan koparıp asosyal hale getiriyor. Gerçek ilişkiler kuramayan çocuklar sosyal iletişim becerilerini geliştiremiyor.

Çocukları tehdit eden diğer bir unsur da; sanal dünya ile gerçek dünyayı ayırt edememeleri. Ekranın öbür tarafından gelen tehlikeyi algılayamıyorlar. Karşıdan gelen yaklaşım samimi ve eğlenceli ise yalanla gerçeği, kötüyle iyiyi ayıramıyorlar. Edindikleri sanal arkadaşlardan olumsuz tutum ve alışkanlıklar kazanabiliyorlar.

Çocuklar, akranlarından gelecek tehlikeler dışında bir de internet ortamında dolaşan pedofillerin hedefinde yer alıyor. Sosyal medyada, webcam’de veya internet üzerinde oynanan bazı oyunlarda tacize maruz kalabiliyorlar, özellikle kız çocukları seks konusunda yönlendirilmeye ve kandırılmaya çalışılıyor. Korku saçan ve baskı altına alan bazı oyunlar da çocukları intihara yönlendirebiliyor.

İnternet bağımlılığı merkezleri kuruluyor
Son yıllarda artan teknoloji  kullanımı ve internet bağımlılığı yüzünden dünyanın bir çok ülkesinde bağımlılık merkezleri kuruldu ve buralarda çocuklar, ergenler ve yetişkinler tedavi görüyor. Türkiye’nin de bu konuda önde gittiğini söyleyebiliriz.

Çocuklar kadar yetişkinler de tehdit altında. Mesela, 10 sosyal medya kullanıcısından yedisi Instagram’ın fiziksel olarak kendilerini daha kötü hissettirdiğini söylerken, 14-24 yaş arasındakiler Instagram ve Facebook’un kaygılarını artırdığını belirtmiş. Yani yüzde yetmişimiz sosyal medyada gördüğümüz fotoğraflardan etkilenip kendimizi çirkin buluyoruz. Ayrıca sosyal medya kaygılarımızı artırıyor. Çünkü kendi hayatlarımızı sürekli başkalarıyla kıyaslayıp yetersizlik hissine kapılıyoruz. Herkes çok eğlenirken, herkes harika hayatlar yaşarken biz yaşayamıyoruz! Bu örneklerden de anlaşılabileceği gibi çocukların düştüğü sanal dünya ile gerçek dünyayı ayıramama hatasına yetişkinler de düşüyor.

Özel hayatlarımız da sosyal medyadan dolayı ciddi yaralar almış durumda. Aile içi iletişimsizlik hat safhada. Eşler birbiriyle, çocuklar ebeveynleriyle vakit geçirmek yerine internete girmeyi tercih ediyor. Sürekli ekran karşısında hareketsiz kalmak göz bozukluğu, omurga ağrıları ve obezite gibi sorunları da beraberinde getiriyor.

Durum bu kadar vahimken ne yapmamız gerekiyor?

  • Farkında olmak ve kontrolü ele almak şart!
  • Okullarda sosyal medyanın doğru kullanımıyla ilgili dersler verilmeli.
  • Okul öncesi dönemde çocukların internet kullanımı sınırlandırılmalı ve kesinlikle ebeveyn kontrolünde olmalı, çocuğun tek başına internette dolaşımına izin verilmemeli.
  • Okul döneminde de internet kullanımı günde bir veya iki kez, süreli olarak kullandırılmalı.
  • 13 yaş öncesi çocuklara sosyal medya hesabı açılmamalı, açıldıysa çocukla mutlaka arkadaş olunup takip edilmeli.
  • Evde güvenli internet kullanımı için gereken bütün önlemler alınmalı.
  • Çocuk yaşadığı sorunlarla ilgili olarak korkmadan, çekinmeden ebeveynleriyle konuşabilmeli.
  • Aile içi iletişim güçlendirilmeli, birlikte daha çok vakit geçirilmeli ve fiziksel aktiviteler yapılmalı. Birlikte geçirilen zamanlarda çocuğa odaklanılmalı.
  • Çocuğun yeteneklerini keşfetmesine, hobiler edinmesine destek olunmalı. Sanal dünyadan değil gerçek dünyadan keyif alması sağlanmalı.
  • Yetişkinler sosyal medya kullanımında çocuklara örnek olmalı. Kendi kendilerini denetleyebilmeli, sosyal medyada geçirdiği süreyi kısıtlayabilmeli.
  • Gerekiyorsa bildirimleri engellemeli, telefonun sesi kısılmalı.
  • Telefonu elinden düşüremeyenler gerekiyorsa kendini alı koyan tüm uygulamaları kaldırmalı.
  • Güvenlik dolayısıyla ev, okul, iş yeri, sık gidilen mekanlarda yer bildirimi yapılmamalı, mahremiyet içeren görseller ve yazılar paylaşılmamalı.
  • Sosyal medya hesapları gizli tutulmalı, paylaşımlarınız herkese açık olmamalı, sadece aile ve arkadaşlarınız görebilmeli.
  • İnternet ve sosyal medya kullanımı çocuklarda veya yetişkinlerde bağımlılık derecesine geldiyse mutlaka bir uzmandan destek alınmalı.

Hakkında Aslı Aydoğdu

Aslı Aydoğdu 1978, İstanbul doğumlu. 2000 yılında Uludağ Üniversitesi Ekonometri bölümünden mezun oldu. Sabah Gazetesi'nde staj yaptıktan sonra, Türkiye'nin ilk karşılaştırmalı e-ticaret sitesi olan Shopport.com'da çalıştı. Aydın Üniversitesi'nde İşletme Yönetimi üzerine yüksek lisansını tamamladı. 2008-2009 öğretim yılında Aydın Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak Yerel Yönetimlerde Kamu Maliyesi dersini verdi. 2008-2010 yılları arasında Yaban TV'de yayınlanan "Toprağın Bereketi" programını sundu. Reklam ajansı'nda 4 yıl (2002-2006) Genel Koordinatörlük ve ardından yayın şirketinde 4 yıl (2006-2010) Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. 2010-2015 yılları arasında Fakir Elektrikli Ev Aletleri'nde Pazarlama Müdürü olarak çalıştı. 2015 yılında kendi işini kurmaya karar veren Aslı Aydoğdu, eşiyle ortak bir sinerji yaratarak Aİlebebek TV'yi kurdu. Daha bilinçli ebeveynler, daha sağlıklı bebekler ve iyi eğitimli çocuklar için kolları sıvayan Aydoğdu, sürekli yeni videolar eklediği web sitesini büyütmeye ve her gün daha fazla aileye bilgi ulaştırmaya devam ediyor. 2016 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde aldığı Sistemsel Yaşam Koçluğu eğitiminin ardından bireysel koçluk ve ebeveyn koçluğu yapan Aslı Aydoğdu, 2018 yılında aldığı Aİle Danışmanlığı Eğitimi ile kariyerini farklı bir noktaya taşıyarak Yaşam Koçluğu ve Aile Danışmanlığı yapıyor.