Kayıt Ol

Giriş

Şifremi Kaybettim

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Gönderilen link ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

soru ekleme

Şikayet eklemek için lütfen üye olun ya da giriş yapın.

Giriş

Kayıt Ol

Kullanıcı Sözleşmesi ve Kişisel Verileri Koruma Politikasını kabul ediyorum.

Çocuklarda teknoloji bağımlılığı

Çocuklarda teknoloji bağımlılığı

Günümüzde yaşam biçimimizi en çok tamamlayan icat teknolojidir. İletişim çağının tam ortasında dünyaya gelen çocukların, internete bağımlı olmadan dijital dünyaya adapte olmaları en çok üzerinde durulması gereken konulardan biridir. Teknoloji gelişim düzeylerine uygun ve sosyal yaşantılarını engellemeden verimli olarak kullanılabilirse onları daha sağlıklı bir geleceğe taşıyabiliriz.

Teknolojinin çocuklar üzerinde fiziksel ve sosyal olarak bir takım olumsuz yanları da mevcuttur. Fiziksel etkiler dediğimizde, doğrudan sağlığı tehdit eden problemleri ele alabiliriz. Yetişkinler için bile potansiyel olan bu etkiler, gelişmekte olan çocuklar için çok daha büyük risk içerebilir. Gelişmekte olan çocuklar için 4 potansiyel fiziksel risk vardır; görme sorunları, duruş ve iskelet sorunları, radyasyon riski, daha az hareketten kaynaklanan fiziksel problemlerdir. Sosyal anlamda ise; interneti uzun sürelerle sık sık kullanan çocuklarda içe çekilme, anne-baba ile daha az vakit geçirme isteği, arkadaşlarıyla geçireceği vakti daha çok internete ayırma ve sosyal izolasyona kadar giden bir tablo ortaya çıkabilir. Fiziksel kimliklerini ortaya koymaksızın, sohbet odalarında dolaşmanın tehlikesi, ileri yıllarda gerçek sosyal hayattan çekilme davranışları ile kendini gösterebilecektir.

Özellikle 0-6 yaş arası kişilik gelişimi için çok önemli bir dönemdir. Bu nedenle çocuğun etrafındaki uyarıcılara (bu internet, bilgisayar, tablet, cep telefonu vb. olabilir) dikkat edilmelidir. Şiddet içeren oyunlar seçilmemeli, çocuğun oyun saatleri kontrol edilmelidir.

Çocukların teknoloji kullanırken ailelerin dikkat etmesi gerek üç ana öge:
İçerik: Şu anda kullanılan teknoloji çocuğun öğrenmesi, etkileşime girmesi, ifade etmesi, hayal etmesi veya keşfetmesine yardımcı oluyor mu?
Bağlam: Teknolojinin kullanımından önce, sırasında ve sonrasında ne tür sosyal etkileşimler (ebeveynlerle veya akranlarla yapılan sohbetler gibi) gerçekleşiyor? Çocukların öğrenme deneyimlerini ve doğal oyun kalıplarını tamamlayıcı nitelikte mi?
Çocuğun İhtiyacı: Kullanılan teknoloji; çocuğun ihtiyaçları, yetenekleri, ilgi alanları ve gelişim aşamasına uygun mu?

Teknoloji kullanımında ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar!
– Yetişkinlerin katılımı, teknolojiyi kullanan küçük çocuklar için daha etkili bir öğrenme sağlayabilir.
– Çocuk içeriği görüntülemeden önce, bir yetişkin çocukla içeriği hakkında ve özellikle dikkat etmesi gereken ögeler ile ilgili konuşabilir.
– Bir çocuk içeriği görüntüledikten sonra, ebeveyn çocuğun içeriği görüntülerken öğrendiği bir şarkıyı söyleyebilir ve videodaki içeriği dünyaya bağlayarak öğrenmeyi genişleten bir etkinlik oluşturabilir.
– Dijital medyada gördüğü ve anlayamadığı şeyleri açıklamak çocukların aklındaki soruların cevapsız kalmasının önüne geçer
– Teknolojik cihazlar ile yalnız kalmasını önlemek.
– Teknolojik cihazların bir ödül-ceza aracı olarak kullanılmaması.
– Cihazlardan bir çocuk bakıcısı olarak yararlanmasına fırsat vermemek.
– Bütün boş zamanını teknolojik cihazlar ile doldurmasına izin vermemek.
– Televizyonda ve ekranlarda sadece reklam ve video kliplerle uyarılmasına izin vermemek.
– Televizyon/tablet/bilgisayar eşliğinde yemek yeme alışkanlığını kazandırmamak.

Hakkında Ece Özçırak

Uzman Klinik Psikolog Ece Özçırak, Bursa Anadolu Kız Lisesi mezunudur. Lisans eğitimini, İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji Bölümü’nde yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır. 2013 yılında Bahçeşehir Üniversitesi’nde başladığı Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Eğitimini 2015 yılında tamamlayarak uzman klinik psikolog unvanını almıştır. Yüksek lisans tez çalışmasını “Yaklaşma ve kaçınma motivasyonlarının depresyon semptomları üzerindeki etkisi” üzerine yazmıştır. Lisans eğitimi süresince gönüllü projelerde yer almıştır. Tarlabaşı Toplum Merkezi’nde okul öncesi çocuklar ile çeşitli faaliyetlerde bulunmuş ve Etiler Dinlenme ve Bakımevinde, bakımevi sakinleriyle yapılan atölyelere katılıp gözlemlerde bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Destek Birimi tarafından düzenlenen eğitim ve süpervizyonlarla üniversitenin yurtta kalan öğrencilerine yönelik Akran Danışmanlığında bulunmuştur. Yine lisans eğitimi esnasında Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde Çocuk ve Ergen Psikiyatri Polikliniğindeki tedavi süreçlerinde gözlemci olarak yer alarak stajını tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimin bir parçası olarak bir yıl boyunca Yedikule Surp Pirgiç Ermeni Hastanesi’nde görev almış ve bu süre içerisinde özellikle ergen ve yetişkinler ile bireysel terapiler gerçekleştirmiştir. 2016 yılı itibariyle, Bursa Acıbadem Konur Cerrahi Tıp Merkezi’nde çalışmaya başlamış ve burada bir yıl boyunca çocuklar, ergenler ve yetişkinler ile bireysel terapiler gerçekleştirmiştir. Şu anda Medicana Bursa Hastanesinde çocuklar, ergenler ve yetişkinler ile psikoterapi çalışmalarına devam etmektedir. Çalışmalarında, ağırlıklı olarak bilişsel-davranışçı yaklaşımdan ve EMDR terapiden faydalanmaktadır. Yetişkinlere ve çocuklara yönelik çeşitli testlerin uygulanması, yorumlanması ve raporlanması üzerine eğitimler almıştır. Türk Psikologlar Derneği ve EMDR Türkiye Derneği üyesidir.

Beni Takip Et